27 05 2008
25 05 2008
Kanal D - Kandil Geceleri / (31 Mart 2008)
Gönderen
Mahmut Celal Özmen
zaman:
12:45 PM
Bu kayda verilen bağlantılar
Kanal D - Kandil Geceleri / (31 Mart 2008)
Gönderen
Mahmut Celal Özmen
zaman:
11:37 AM
Bu kayda verilen bağlantılar
21 05 2008
İslami Kesim, Kandil Gecelerini Tartışıyor

İslami Kesim, Kandil Gecelerini Tartışıyor
Gönderen
Mahmut Celal Özmen
zaman:
5:50 AM
Bu kayda verilen bağlantılar
19 05 2008
Kanal D - Kandil Geceleri / (04 Nisan 2008)
Gönderen
Mahmut Celal Özmen
zaman:
11:47 AM
Bu kayda verilen bağlantılar
18 05 2008
Kanal D - Kandil Geceleri / (04 Nisan 2008)
Gönderen
Mahmut Celal Özmen
zaman:
5:23 AM
Bu kayda verilen bağlantılar
Kanal D - Kandil Geceleri / (04 Nisan 2008)
Gönderen
Mahmut Celal Özmen
zaman:
4:57 AM
Bu kayda verilen bağlantılar
17 05 2008
Kanal D - Kandil Geceleri /(31 Mart 2008)
Gönderen
Mahmut Celal Özmen
zaman:
11:39 AM
Bu kayda verilen bağlantılar
14 05 2008
Erzurumlu işçilerden Başbakan’a mektup
Gönderen
Mahmut Celal Özmen
zaman:
12:58 AM
Bu kayda verilen bağlantılar
16 02 2008
ERCÜMEND ÖZKAN

'Tevhid akidesini gereği gibi anlayınız ve ona toz kondurmayınız. Şirk veya küfür niteliği taşıyan şeylerden onu titizlikle koruyunuz. Bunun için Kur'an'dan başka bir şeyi ölçü almayınız. Zira Allah bu konuda kendisine ortak tanımaz. Nitekim Resulullah da bu konuda aynen böyle yapmış, akidesini yalnızca Kur'an'dan almıştır...'
'Küfre hasımlığım İslam'a olan hısımlığımdandır.Allah ve Resûlü'ne düşman olmayan herkese hakkımı helal ediyorum.'
Ercümend Özkan (23.01.1938-24.01.1995)
Gönderen
Mahmut Celal Özmen
zaman:
7:09 AM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar
08 03 2006
Soykırım Yanılgıları: İnsani Kaygılar mı? Resmi İdeoloji Şartlandırmaları mı?
Nitelikli bir Kur'an araştırmacısı olan Mahmut Celal Özmen kardeşimizin Antiemperyalizm.org'a iştirak etmesi gerçekten de beni sevindirdi.
Ermeni sorununun tarihiyle yakından ilgilenen biri olarak Özmen'in Ermeni olayları hakkındaki bazı bilgilerinin eksik yorumlarının da bu eksiklik dolayısıyla yanlış olduğuna kanaat getirdiğimden dolayı ilmî hoşgörüsüne de güvenerek eleştirilerimi sunacağım.
Bunun yanı sıra http://www.antiemperyalizm.org/ da yazan bazı Kemalist yazarların komplo teorileri ve yorumlarına da katılmadığımı ve kemalizmin antiemperyalist bir çizgisinin olamayacağını çünkü kuruluş felsefesi itibariyle emperyalizmle uyumlu olduğunu düşünüyorum. Bu platformda bulunma sebebimin site yöneticileriyle ortak kaygıları paylaşmam ve antiemperyalist dayanışmanın yaygınlaşması olduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim.
Mahmut bey şöyle diyor:
"Ermenistan konusu sık sık Amerika ve Avrupa devletlerinin gündeme taşıdığı konulardan bir tanesi. Bunu ise Türkiye üzerinde baskı oluşturmak istedikleri dönemlerde, yoğun bir şekilde gündeme taşımaktadırlar."
Oysa Ermeni sorununu tartışma zeminimiz dış güçlerin politikalarınca yönlendirilmemeli. Yani bizler öncelikle bu sorunu başlı başına bizim sorunumuz olduğu tartışmalı ya da artışmamalıyız. Emperyalistlerin sorunu çıkarları gereği gündemleştirip gündemleştirmemeleri bizim tavrımızı yönlendirmemeli.
Mahmut bey şöyle diyor:
"O dönem içerisinde katliam olduğu bir gerçek. Fakat gözden kaçan kısmı ise; Ermenilerin o dönemde İngilizler ve Fransızlarla işbirliği yaparak bölgede huzursuzluk çıkarmalarından kaynaklandığıdır. Bu devletlerden aldıkları destekle Ermeniler bir çok bölgelerde milisler oluşturup köylerde Müslümanları katletmişlerdir. Bunun üzerine bölge halkı da örgütlenerek (o dönem içerisinde Osmanlı Devleti birçok cephede savaş içerisinde idi. Bölgeye az da olsa asker gönderilmişti.) onlara cevap vermiştir."
Oysa tarihi durum böyle değildir.Yani sayın Özmen'in bilgileri hem eksik hem de yanlıştır. Çünkü 1915'te bölgede ne İngiliz ne de Fransız vardır! Sayın özmen'in karıştırdığı şey 1915 Ermeni soykırımı sonrası yükselen Tepkisel Ermeni ulusalcılığının 1918-1921 arasında işledikleri savaş suçlarıdır. Sebepleri sonuçlarla karıştırmak olayı anlamamayı doğurur. Soykırıma uğrayan Ermeni halkının Anadolu'nun Fransızlar ve ingilizlerce işgaliyle birlikte onları kurtarıcı ve hâmi olarak benimsemişler ve suça suçla karşılık vermişleridir.
Mahmut bey devamla şöyle diyor:
"Ermeniler Abdulhamid’e suikast girişiminde de bulunmuşlardır. Bundan dolayı da birçok ermeni sürgün edilmiştir."
Oysa Abdulhamid'e sukiast girişimde bulunanlar bunu Ermeniler adına yapmamışlardır. İttihad ve Terakki adına yapmışlardır. İttihad ve Terakki partisi Abdulhamid'in baskıcı yönetimine karşı gayrimüslimleri ve İslamcıları da yanına alarak özgürlük getireceği vaadiyle faaliyetlere girişmişti. Tabi daha sonra İttihat ve Terakki Türkçü söylemiyle içindeki gayrimüslim ve islamcıları da tasfiye etmiştir.
Mahmut bey şöyle diyor:
Lozan antlaşmasında ise istenilen elde edilmiş Ermeniler hem azınlık olmaktan çıkartılmış hem de onlardan Türkiye üzerinde hiç bir hak iddia etmeyeceklerine dair imzalı garanti alınmıştır.
Bu bilgi de yanlıştır. Lozan'a göre Ermeniler azınlık statüsündedirler.Sayın Özmen'in Resmi TC politikalarını sahiplenmiş bir dile sahip olması üzüntü vericidir. Oysa Ermeni sorununu insanî kaygılarla ele almalıyız. Hiçbir devletin ya da ulusalcı söylemin paralelliğinde tavrımızı belirlemek zorunda değiliz. Tavrımızı ancak insanî erdemlerin yol göstericiliğinde belirlemek zorundayız. İman ettiğimiz ve rehber kabul ettiğimiz Kitab'ta bunu bize emretmektedir.
Mahmut bey devamla şöyle diyor:
Ermenistan’ın elinde ise iddia edildiği gibi 1,5 milyon Ermeni'nin katledildiğine dair bir belge yoktur. Bu aynen Hitler'in Yahudi katliamındaki sayı gibi abartılı bir rakamdır. Olsa olsa yüz elli bin civarında bir rakam ortaya çıkartabilirler.
Bu ifadeler de resmi ideolojinin yıllardır şartlandırmalarıyla zihnimize kazınmaya çalışılan ama asla sorgulanmayan ifadelerini başka bir çeşidi. Oysa hiçbir devletin katliam yapıp ta bunun belgesini tuttuğu vaki değildir tarihte. Siz akıllı olsanız kitlesel bir kıyım yapıp bunun yargılanmasına olanak verir miydiniz? Hangi suçlu bile bile arkasında iz bırakır üstelik bunu arşivine koyar?
Ayrıca olsa olsa 150.000 rakamı ortaya koyabilirler ne demek?! Burada insan hayatından bahsediyoruz. Size kağıt üzerinde kolay gelebilir telaffuzu 150.000! değil 1.500.000 değil 150.000 değil 150 ya da 15 sadece 1 İnsan haksızlığa uğrarsa onun yanında yer almayacak mıydık?
Mahmut bey şöyle diyor:
Bu iddiada bulunanların elini-kolunu bağlayan ise Türkiye devleti askeri arşivlerinde bulunan, bu konuda ve azınlık konusunda iddiada bulunmayacaklarına ve de Türkiye üzerindeki bütün haklarından vazgeçtiklerine dair imzalı belgenin olmasıdır. Bu noktada Türkiye devleti bir adım öndedir.
Siz o dönemde emperyalistlerin çıkarları öyle gerektirdiği için haklarından vaz geçirildiğinde neden ermeni halkının yaşadığı travmayı anlamak yerine Devlet resmi ideolojisinin kaç adım önde ya da arkada olduğunun telaşına kapılıyorsunuz? Ayrıca Ermenilerin bütün haklarından vazgeçirildiği gibi bir madde bulunmamaktadır. Ermenilerin toprak talebinde bulunmaması başka bir şey ermeni halkının doğal hakları başka bir şeydir.
Ermeni sorununu insani temellerle ele almadıkça sorunun taraflarına eşit uzaklıkta ve empati merkezli biçimde yaklaşmadıkça ne bu sorunu ne de Kürt, sınıf ya da inanç vb. bir çok soruna sağlıklı teşhisler ve açılımlar sağlayamayacağız. Mahmut kardeşime http://www.antiemperyalizm.org/'a hoş geldin diyor, Ermeni sorunuyla ilgili sitenin kütüphane bölümünde bulunan "Mezalim ve Soykırım Bağlamında 'Ermeni Sorunu' " başlıklı çalışmamızı müracaat etmesini rica ediyorum. çalışmanın adresi:http://www.antiemperyalizm.org/kutuphane/makaleler/erdeger.asp
Bülent Şahin Erdeğer
Gönderen
Mahmut Celal Özmen
zaman:
2:14 AM
0
yorum
Bu kayda verilen bağlantılar

